DOLAR

46,1553$% 0.05

EURO

53,5893% 0.57

STERLİN

62,1125£% 0.67

GRAM ALTIN

6.216,03%2,93

ÇEYREK ALTIN

10.323,00%2,44

TAM ALTIN

41.155,00%2,44

BİST100

13.743,50%-0,01

BİTCOİN

2933783฿%3.15212

a
Güncellenme - 11 Haziran 2026 13:02
Yayınlanma - 11 Haziran 2026 13:02

Demansta ‘Saat çizim testi’ bazı hastalarda bozulmaları yakalayabiliyor!

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöropsikolog Dr. İnci Birincioğlu, demansın erken tanısında nöropsikolojik testlerin ve bilişsel değerlendirmelerin, beynin farklı işlev ağlarındaki bozulmaları ortaya çıkararak tanıya nasıl katkı sağladığı hakkında açıklamalarda bulundu.

Demansın erken tanısı, çok yönlü değerlendirmeyi gerektirir!

Demansın erken tanısının nöroanatomik görüntüleme, elektrofizyolojik değerlendirmeler, genetik analizler ve nöropsikolojik incelemelerin birlikte ele alınmasını gerektirdiğini ifade eden Dr. İnci Birincioğlu, “Nöropsikolojik profil, farklı nörodejeneratif hastalıkların erken evrede ortaya çıkan bilişsel değişimlerini belirleyerek tanı sürecine önemli katkı sağlar.” dedi.

Nörodejeneratif hastalıkların başlangıçta belirli beyin bölgelerinde işlev kaybıyla ortaya çıktığını kaydeden Dr. Birincioğlu, “Hastalık ilerledikçe bu bozukluklar farklı alanlara yayılır ve sonuçta yaygın beyin atrofisi gelişir. Bu nedenle nöropsikolojik testler özellikle erken ve orta evrede değerli bilgiler sunar.” şeklinde konuştu.

Demansın temel özellikleri; sinsi başlangıç, yavaş ve ilerleyici seyir…

Demans sendromlarının üç temel özellikle tanımlandığını aktaran Dr. İnci Birincioğlu, “Sinsi başlangıç göstermesi, yavaş ilerlemesi ve progresif bir seyir izlemesi temel özellikleridir. Hastalığın ilk belirtileri ise yürütücü işlev bozukluğu, dil kaybı (afazi), bellek bozukluğu, görsel-mekânsal işlevlerde bozulma veya apraksi şeklinde ortaya çıkabilir. Bu belirtilerin hangi ağda başladığı, altta yatan nörodejeneratif sürecin anlaşılmasına yardımcı olur.” ifadelerini kullandı.

Erken dönemde demans saat çizim testiyle fark edilebilir!

Nöropsikolojik incelemelerin temel olarak yürütücü işlevler şebekesi (prefrontal korteks), dil şebekesi, bellek şebekesi (limbik sistem), ‘Ne?’ şebekesi (nesne ve yüz tanıma), ‘Nerede?’ şebekesi (uzamsal algı) gibi beş bilişsel ağı değerlendirdiğine işaret eden Dr. İnci Birincioğlu, şunları söyledi:

“Frontal lob işlevlerinin değerlendirilmesinde dikkat, çalışma belleği, sözel akıcılık, inhibisyon, bilişsel esneklik ve soyutlama becerileri incelenir. Sözel akıcılık testleri erken tanıda önemli bilgiler sunar. Kategori akıcılığının (örneğin hayvan isimleri) harf akıcılığına göre daha fazla bozulması Alzheimer hastalığını düşündürebilir. Buna karşılık kural sürdürme güçlükleri, perseverasyon ve disinhibisyon daha çok frontal sistem bozukluklarında görülür. Soyutlama becerisindeki hafif bozulmalar da hafif bilişsel bozukluğun erken göstergelerinden biridir.

Saat çizim testi hem kolay uygulanabilir olması hem de çok sayıda bilişsel işlev hakkında bilgi vermesi nedeniyle önemli bir tarama aracıdır. Planlama, zaman kavramı, soyutlama ve yürütücü işlevlerdeki bozulmalar saat çiziminde erken dönemde fark edilebilir. Bazı hastalarda mini-mental test puanları normal sınırlarda olmasına rağmen saat çizimindeki bozukluklar dikkat çekici olabilir.”

İpuçları verilse bile hatırlanamayan bilgiler, Alzheimer’ın erken habercisi olabilir!

Dil işlevlerinin adlandırma, anlama, konuşma üretimi, tekrarlama, okuma ve yazma becerilerini içerdiğini hatırlatan Dr. İnci Birincioğlu, “Dil değerlendirmesinde en sık kullanılan araçlardan biri Boston Adlandırma Testi’dir. Adlandırma güçlüğü (anomi), ilerleyici afazi tiplerinde ortak görülen önemli bir belirtidir.” dedi.

Hangi dil işlevlerinin korunduğu veya bozulduğunun, hastalığın nöroanatomik yerleşimi hakkında önemli bilgiler verdiğini dile getiren Dr. Birincioğlu, “Bellek değerlendirmesinde ise sözel ve görsel bellek testleri kullanılır. Sözel bellek testlerinde bireye belirli sayıda kelime öğretilir ve kısa süre sonra bunları hatırlaması istenir. Burada yalnızca öğrenme düzeyi değil, bilginin uzun süreli belleğe kaydedilip kaydedilemediği de değerlendirilir. İpucuyla hatırlanabilen unutkanlıklar dikkat sorunlarına bağlı olabilirken, ipuçlarına rağmen hatırlanamayan bilgiler hipokampal kayıt bozukluğunu düşündürür. Bu durum Alzheimer hastalığının erken evrelerinde sık görülür.” açıklamasını yaptı.

Demans, yüzleri tanıyamama ve mekânsal algı bozukluklarıyla da kendini gösterebilir!

‘Ne?’ Şebekesi sisteminin nesne ve yüz tanımayı sağladığına değinen Dr. İnci Birincioğlu, “Yüz tanıma testleri ve nesne tanıma değerlendirmeleri kullanılarak kişinin görsel bilgiyi anlamlandırma kapasitesi ölçülür. Bu alandaki bozukluklar agnozi olarak adlandırılır ve özellikle posterior kortikal bölgelerin etkilenmesiyle ortaya çıkabilir.” dedi.

‘Nerede?’ Şebekesinin ise uzamsal algı ve görsel-mekânsal organizasyon becerilerini yöneten ağ olduğuna işaret eden Dr. Birincioğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

“Çizgi yönü belirleme testleri, şekil kopyalama görevleri ve yapılandırma testleri kullanılarak kişinin kendi bedeni ile dış dünya arasındaki mekânsal ilişkiyi kurabilme becerisi değerlendirilir. Bu sistemdeki bozukluklar ihmal sendromu, Balint sendromu veya Gerstmann sendromu gibi klinik tablolarla ilişkili olabilir.”

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Bilinçsiz Vitamin ve Takviye Kullanımı Hasta Ediyor

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0