47,2007$% 0.06
53,8889€% -0.04
63,2113£% -0.3
6.181,26%1,68
10.117,00%1,56
40.298,00%1,55
13.974,14%-0,69
3137934฿%1.69067
21 Temmuz 2026 Salı
Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Sisteminde bireysel toplu iadelere yönelik yeni uygulama başladı. Vatandaşlar, yüksek miktardaki DOA logolu içecek ambalajlarını Sayma ve Doğrulama Merkezlerine iade edebilecek. Yeni uygulamayla birlikte yüksek hacimli iadelerin daha planlı, hızlı ve kesintisiz şekilde yönetilmesi hedefleniyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye Çevre Ajansı tarafından yürütülen Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Sisteminde bireysel toplu iadelere yönelik yeni uygulama başladı. Yüksek miktarda DOA logolu içecek ambalajı biriktiren vatandaşlar, iadelerini Sayma ve Doğrulama Merkezlerine teslim ederek gerçekleştirebilecek.
Sayma ve Doğrulama Hatları üzerinden gerçekleştirilecek bireysel toplu iadelerde teşvik bedeli DOA logolu ambalaj başına 0,50 TL olarak uygulanacak. Depozito İade Makineleri ve Manuel İade Noktalarındaki mevcut uygulama ise değişmeden sürecek. Vatandaşlar, günlük 200 adet ambalaja kadar 1 TL teşvik bedeliyle Depozito İade Makinelerine bireysel iade yapmaya devam ederken, yüksek miktarlı iadeleri için Sayma ve Doğrulama Merkezlerinden de yararlanabilecek. Kendilerine en yakın Sayma ve Doğrulama Hattına ilişkin güncel bilgilere ise DOA Mobil Uygulaması ve DOA Çağrı Merkezi üzerinden ulaşabilecek.
Ulusal entegrasyon sürecinde artan iade hacmine yanıt vermek amacıyla hayata geçirilen yeni uygulama, operasyonel kapasitenin artırılmasına, yüksek hacimli iadelerin daha etkin yönetilmesine ve geri kazanım süreçlerinin daha verimli yürütülmesine katkı sağlayacak.
Nurullah Öztürk: “İade Altyapımızı Güçlendirmeye Devam Ediyoruz”
Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk, yeni uygulamaya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Ulusal entegrasyon sürecinde vatandaşlarımızın gösterdiği yoğun ilgi doğrultusunda iade altyapımızı güçlendirmeye devam ediyoruz. Sayma ve Doğrulama Merkezlerini bireysel toplu iadeler için devreye alarak vatandaşlarımıza yeni bir iade kanalı sunarken, yüksek hacimli iadelerin daha etkin ve verimli şekilde yönetilmesini de sağlıyoruz. Sahadan aldığımız geri bildirimler doğrultusunda sistemimizi geliştirmeyi ve iade altyapımızı ülke genelinde güçlendirmeyi sürdüreceğiz.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Yükseköğrenim Kurumları Sınavı’na (YKS) giren gençler için sunduğu ücretsiz tercih danışmanlığı hizmetiyle bu yıl da İstanbul’un meydanlarındaki yerini aldı. 22 Temmuz’dan (yarın) itibaren tercih dönemi boyunca İstanbul’un dört yanına kurulan İBB Tercih Danışma ve Rehberlik Merkezleri’nde 210 PDR uzmanı ve eğitmen en uygun üniversiteyi ve bölümü seçebilmeleri için gençlere destek olacak.
ÜNİVERSİTE TERCİHİ YAPACAK GENÇLER İÇİN ÜCRETSİZ DANIŞMANLIK HİZMETİ
20-21 Haziran tarihlerinde gerçekleşen YKS sınavı sonrası gençlerde tercih heyecanı başladı. Yaklaşık 2,5 milyon kişinin katıldığı YKS sonuçlarının açıklanması ile birlikte gençleri de tercih heyecanı sardı. İBB Gençlik Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından İstanbul’un meydanlarında kurulan İBB Tercih Danışma ve Rehberlik Merkezleri her yıl olduğu gibi 2026 tercih döneminde de gençlere ücretsiz tercih danışmanlığı hizmeti verecek.
TERCİHLE İLGİLİ HER KONUDA BİLGİ ALABİLECEKLER
2019’dan buyana 369.594 gencin tercih desteği aldığı İBB Tercih Danışma ve Rehberlik Merkezleri’nde psikolojik danışman ve rehberlerden (PDR) oluşan uzmanlar gençlere puanları, başarı sıralamaları ve üniversitelerin kontenjanlarına göre hangi üniversiteleri tercih edebileceklerine dair destek olacak.
İBB’nin İBB’nin 210 kişiden oluşan danışman kadrosu tercih listelerini oluştururken gençlerin yeteneklerini, tercih edecekleri alanlarla ilgili beklentilerini, eğitim için başka bir şehirde yaşamak isteyip istemediklerini, tercih yapacakları üniversitenin bulunduğu şehrin barınma imkanlarını, ulaşım olanaklarını ve diğer etkenleri göz önünde bulundurmaları gerektiği gibi konularda da rehberlik edecek.
UZMANLAR GENÇLERE DESTEK OLACAK
23 meydan, 6 İletişim Noktası, 4 kütüphane, 4 Enstitü İstanbul İSMEK merkezi ve 2 İstihdam Ofisi olmak üzere toplam 39 noktada kurulacak İBB Tercih Danışma ve Rehberlik Merkezleri, 22 Temmuz’dan (yarın) itibaren hizmet verecek olan İBB Tercih Danışma ve Rehberlik Merkezleri’nde PDR uzmanlarından oluşan ekipler tercih döneminin sonuna kadar saat 10.00-19.00 saatleri arasında danışmanlık hizmeti verecek.
İstanbul’da yaşayıp meydanlara gelemeyenler için Alo 153 Çözüm Merkezi tercih danışmanlığı hizmeti verecek. Şehir dışından tercih desteği almak isteyen gençler 0212 153 00 00 numaralı hattı arayarak bilgi alabilecek. İBB’nin PDR uzmanları, talep etmeleri durumunda engel veya hastalık sebebiyle merkezlere gelemeyenlerin evlerinde ya da tedavi gördükleri hastanelerde bu hizmeti verecek. Ayrıca tüm adaylar https://tercih.ibb.istanbul/ adresinde yer alan “İBB Tercih Robotu” sistemini kullanarak tercih listelerini oluşturup daha sonra ÖSYM’nin sistemi üzerinden tercihlerini yapabilecek.
TERCİH DANIŞMA VE REHBERLİK MERKEZİ MEYDANLAR
TERCİH DANIŞMA VE REHBERLİK MERKEZİ İLETİŞİM NOKTALARI
TERCİH DANIŞMA VE REHBERLİK MERKEZİ KÜTÜPHANELER
TERCİH DANIŞMA VE REHBERLİK MERKEZİ ENSTİTÜ İSTANBUL İSMEK
TERCİH DANIŞMA VE REHBERLİK MERKEZİ İSTİHDAM OFİSİ
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Bugün nörolojik hastalıkların yalnızca bireyleri değil, tüm toplumları etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini belirten Atlas Üniversitesi Rektörü, Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, beyin sağlığını korumanın hastalıkları tedavi etmek kadar önemli olduğunu söyledi.
22 Temmuz Dünya Beyin Günü, bu yıl Dünya Nöroloji Federasyonu’nun (World Federation of Neurology) belirlediği “Herkes İçin Beyin Sağlığı” temasıyla kutlanıyor. Bu tema, kaliteli nörolojik bakıma, erken tanıya ve modern tedavilere erişimin herkes için temel bir gereklilik olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
Atlas Üniversitesi Rektörü, Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, 22 Temmuz Dünya Beyin Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada beyin sağlığının önemi, üniversite olarak beyin sağlığı alanında yapılan çalışmalara ilişkin değerlendirmede bulundu.
Nörolojik hastalıklar giderek artıyor
Bugün nörolojik hastalıkların yalnızca bireyleri değil, tüm toplumları etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini belirten Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, “Yaşam süresinin uzaması, kentleşme, hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve kronik stres gibi faktörler; Parkinson hastalığı, Alzheimer hastalığı, inme, epilepsi ve diğer nörolojik hastalıkların görülme sıklığını her geçen yıl artırıyor. Oysa biliyoruz ki bu hastalıkların önemli bir bölümünde erken tanı, doğru tedavi ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları sayesinde yaşam kalitesini önemli ölçüde artırmak mümkündür” diye konuştu.
Beyin yaşamın merkezidir
Beynin, yaşamımızın merkezi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, “Düşünme, öğrenme, hafıza, hareket ve duygularımızın tamamı sağlıklı bir beynin ürünüdür. Bu nedenle beyin sağlığını yalnızca hastalık geliştikten sonra değil, çocukluk döneminden ileri yaşlara kadar yaşamın her evresinde korunması gereken temel bir sağlık önceliği olarak görüyoruz. Koruyucu sağlık uygulamalarının yaygınlaştırılması ve toplumun bu konuda bilinçlendirilmesi artık her zamankinden daha büyük önem taşıyor” dedi.
Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, Atlas Üniversitesi olarak eğitim, araştırma ve sağlık hizmetlerini aynı çatı altında buluşturan anlayışla beyin sağlığının korunmasına yönelik bilimsel çalışmaları ve toplumsal farkındalık faaliyetlerini kararlılıkla sürdürdüklerini ifade etti.
Nörobilim alanında önemli yatırımlar gerçekleştirdik
Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, şunları söyledi:
“Atlas Üniversitesi olarak son yıllarda nörobilim alanında önemli yatırımlar gerçekleştirdik. Amacımız yalnızca güçlü bir akademik altyapı oluşturmak değil, ileri teknolojiyi bilimsel yaklaşımla hasta yararına dönüştüren bir merkez olmaktır. Bugün üniversitemizde hareket bozuklukları ve Parkinson hastalığı, esansiyel tremor, epilepsi, distoni, obsesif-kompulsif bozukluk, Tourette sendromu ve tedaviye dirençli depresyon gibi birçok nörolojik ve psikiyatrik hastalıklara yönelik eğitim, araştırma ve klinik çalışmalar yürütüyoruz.
Uluslararası çapta bilimsel iş birliklerimizi sürdürüyoruz
Bunun yanı sıra Derin Beyin Stimülasyonu (DBS-Beyin Pili), nöromodülasyon uygulamaları, yapay zekâ destekli sağlık teknolojileri, klinik nörobilim araştırmaları ve multidisipliner hasta yönetimi alanlarında eğitim ve araştırma çalışmalarının yanı sıra ulusal ve uluslararası çapta birlimsel iş birliklerimizi sürdürüyoruz. Üniversitemiz ve hastanemiz bünyesinde oluşturduğumuz güçlü akademik ve klinik yapı sayesinde araştırma, eğitim ve sağlık hizmetlerini birbirini besleyen bir ekosistem içinde geliştiriyoruz.
Bizim için bilim, yalnızca laboratuvarlarda üretilen bilgi değildir. Ulusal ve uluslararası bilimsel toplantılar, eğitim programları ve akademik projeler aracılığıyla elde ettiğimiz bilgi birikimini hem sağlık profesyonelleriyle hem de toplumla paylaşmayı görev kabul ediyoruz. Çünkü toplumda beyin sağlığı bilincinin gelişmesi, bilimsel araştırmaların desteklenmesi ve yeni nesil tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi ancak bu bilgi paylaşımıyla mümkün olabilir.”
Beyin sağlığını korumak için 5 tavsiye
Beyin sağlığını korumak için toplumun her kesiminin uygulayabileceği etkili adımlar bulunduğunu belirten Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, bu önerileri şöyle sıraladı:
• Sağlıklı beslenin: Sebze, meyve, tam tahıllar, balık ve zeytinyağı ağırlıklı Akdeniz tipi beslenmeyi tercih edin.
• Düzenli hareket edin: Haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite yapın.
• Kaliteli uyuyun: Her gün 7–9 saat düzenli uyku, beynin dinlenmesi ve kendini yenilemesi için gereklidir.
• Zihninizi aktif tutun: Kitap okuyun, yeni beceriler edinin, yabancı dil öğrenin, müzikle veya zihinsel aktivitelerle beyninizi sürekli çalıştırın.
• Sosyal yaşamınızı güçlendirin: Güçlü sosyal ilişkiler kurmak, stresin azaltılmasına ve bilişsel işlevlerin korunmasına önemli katkı sağlar.
Sağlıklı beyin, sağlıklı toplum
Dünya Beyin Günü’nü yalnızca sembolik bir farkındalık günü olarak görmediklerini ifade eden Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, “Bunu, bilim ile toplumu buluşturan güçlü bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. Bu doğrultuda önümüzdeki dönemde düzenleyeceğimiz Neurofest, halka açık konferanslar, öğrenci etkinlikleri, bilimsel paneller ve toplum eğitimleriyle beyin sağlığı konusunda farkındalığı artırmayı, erken tanının önemini anlatmayı ve nörobilim alanındaki güncel bilimsel gelişmeleri toplumla paylaşmayı sürdüreceğiz” dedi.
Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, sözlerini şöyle tamamladı:
“Atlas Üniversitesi olarak bilimsel üretimimiz, yenilikçi sağlık teknolojilerine yaptığımız yatırımlar ve multidisipliner yaklaşımımızla “sağlıklı beyin, sağlıklı toplum” anlayışını geleceğe taşımaya devam edeceğiz. Çünkü beyin sağlığını korumak, yalnızca sağlık çalışanlarının değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğudur. Sağlıklı bir gelecek, sağlıklı bir beyinle mümkündür.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Türkiye’de endüstriyel tasarım disiplininin gelişimine öncülük eden isimlerden Prof. Dr. Önder Küçükerman’ın yaşamı boyunca biriktirdiği bilgi, deneyim ve tanıklıklar, Tercüman’ın dijital kanallarında “Tasarımın Hafızası” adlı podcast serisiyle kültür arşivine dönüştürülüyor.
Tercüman ve Haliç Üniversitesi’nin iş birliğinde, sunuculuğunu Tercüman Yazı İşleri Müdürü Olcay Can Kaplan’ın üstlendiği seri, Türkiye’nin tasarım tarihine yalnızca akademik bir perspektiften değil; bizzat dönemin içinde yer almış bir ismin anlatımıyla ışık tutuyor. YouTube üzerinden yayınlanan beş bölümlük ilk seri, mimarlıktan endüstriyel tasarıma, Anadolu’nun üretim kültüründen Osmanlı sanayileşmesine ve Türkiye’nin otomotiv serüvenine uzanan geniş bir tarihsel yolculuk sunuyor. Yedi bölüm olarak planlanan podcast her Cuma günü tercüman.com ve Tercüman dijital kanallarında yayınlanıyor.
Türkiye’nin Tasarım Belleği Kayıt Altına Alınıyor
“Tasarımın Hafızası”, yalnızca bir podcast değil; Türkiye’nin tasarım kültürünü gelecek kuşaklara aktarmayı hedefleyen sözlü tarih ve kültürel miras projesi niteliği taşıyor.
Serinin ilk beş bölümünde;
Prof. Dr. Önder Küçükerman’ın birebir tanıklıklarıyla ele alınıyor.
Her bölüm, yalnızca tarih anlatmıyor; tasarımın toplumsal hafıza, üretim kültürü ve medeniyet inşasındaki rolünü görünür kılıyor.
Endüstriyel Tasarımın Kurucu Kuşağından Bir Tanıklık
Prof. Dr. Önder Küçükerman, Türkiye’de endüstriyel tasarım disiplininin oluşumunda doğrudan rol üstlenmiş en önemli akademisyen ve araştırmacılar arasında yer alıyor.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Sedad Hakkı Eldem’in öğrencisi ve asistanı olarak yetişen Küçükerman, 1971 yılında Türkiye’nin ilk Endüstri Tasarımı Bölümü’nün kuruluşunda görev aldı. Akademik yaşamı boyunca endüstriyel tasarım eğitiminin gelişmesine öncülük ederken; otomotiv, cam, seramik, mobilya ve sanayi üretimi üzerine yürüttüğü çalışmalarla tasarımın yalnızca estetik değil, kültürel ve ekonomik bir kalkınma aracı olduğunu ortaya koydu.
Türkiye otomotiv sanayisinin gelişim süreçlerinde, özellikle Tofaş’ın tasarım ve ürün geliştirme çalışmalarında aktif görev alan Küçükerman; aynı zamanda Osmanlı sanayi tarihi, Beykoz Camları, Anadolu üretim kültürü ve geleneksel tasarım mirası üzerine yayımladığı çok sayıdaki kitap ve araştırmayla alanının en önemli referans isimlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Bugün yarım asrı aşan akademik birikimiyle, Türkiye’nin tasarım tarihini ilk elden anlatabilecek sayılı isimlerden biri olma özelliğini taşıyor.
İlk Beş Bölüm Yayında
Haliç Üniversitesi’nin destekleriyle hazırlanan ve beş bölümü yayınlanan serinin kalan iki bölümünde ise;
konuşulacak.
“Tasarımın Hafızası”, yalnızca tasarım profesyonellerine değil; mimarlık, sanat tarihi, kültürel miras, mühendislik, sanayi tarihi ve Türkiye’nin modernleşme süreciyle ilgilenen herkes için önemli bir başvuru kaynağı olmayı hedefliyor.
Kültürel Bir Miras Projesi
Günümüzde hızla dijitalleşen bilgi çağında, yaşayan hafızaların kayıt altına alınması her geçen gün daha büyük önem kazanıyor.
“Tasarımın Hafızası”, Prof. Dr. Önder Küçükerman’ın altmış yılı aşan bilgi birikimini gelecek kuşaklara aktarırken; Türkiye’nin tasarım kültürünü, üretim hafızasını ve sanayi tarihini belgelendiren kalıcı bir dijital arşiv oluşturmayı amaçlıyor.
İlk beş bölümü tercüman.com ‘da yayınlanan seri, ilerleyen dönemlerde Türkiye’nin tasarım geçmişine ışık tutacak yeni söyleşiler ve tanıklıklarla büyümeye devam edecek. Bölümlerin tamamına; https://www.tercuman.com/podcast/album/tasarimin-hafizasi/1019 ‘dan erişebilirsiniz.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Oyun dünyasının en heyecan verici fikirleri artık yalnızca büyük stüdyolardan çıkmıyor. Bağımsız geliştiriciler, cesur tasarımları ve özgün oynanışlarıyla oyunculara bambaşka deneyimler sunuyor. Oyunfor, son dönemde öne çıkan ve keşfetmeye değer 6 indie yapımı sizler için bir araya getirdi.
Çıkış tarihi: Ekim 2026
Platformlar: PC, Nintendo Switch
Korku, aksiyon RPG ve yaşam simülasyonunu harmanlayan Neverway, gerçeküstü bir maceraya ev sahipliği yapıyor. Çiftlik hayatını yönetirken aynı zamanda karanlık yaratıklarla savaştığınız bu özgün yapım, Celeste’in ve TowerFall’un piksel sanatçısının ellerinden çıkan görsel tarzıyla hikâye odaklı ve sıra dışı bir deneyim sunuyor.
Dear Passengers
Çıkış tarihi: 2026
Platformlar: PC
Yeni duyurulan ve kısa süre içinde dikkatleri üzerine çeken bu eşli (co-op) aksiyon oyunu, oyuncuları dünyanın en kötü havayolu şirketinin mürettebatının yerine koyuyor. Fizik tabanlı mizahıyla öne çıkan Dear Passengers’ta oyuncular, bir yandan her tarafı dökülen uçağı havada tutmaya çalışırken diğer yandan; sorunlu yolcular, tehlikeli kargolar ve şiddetli türbülanslar ile mücadele etmek zorunda kalıyorlar. Türkçe dil desteğiyle piyasaya sürülecek olan oyun, arkadaşlarıyla birlikte kaotik ve bol kahkahalı bir deneyim arayanlar için harika bir alternatif.
Çıkış tarihi: 27 Temmuz 2026
Platformlar: PC
Papers, Please esintili bu simülasyon, oyuncuları 51. Bölge’deki kritik bir güvenlik görevinin tam ortasına bırakıyor. Tesise girip çıkan personelin; kimliklerini, x-ray sonuçlarını ve fiziksel anormalliklerini inceleyerek uzaylıları insanlardan ayırt etmek oyunun temel mekaniğini oluşturuyor. En ufak bir hatanın dahi felaketle sonuçlanabildiği bu yapım, yoğun dikkat gerektiren sürükleyici bir deneyim vadediyor.
Çıkış tarihi: 2027
Platformlar: PC
Klasik oyun kalıplarının dışına çıkan Bad Magpie, oyuncuları ortalığı karıştırmaktan keyif alan yaramaz bir saksağanın yerine koyuyor. Gizlilik odaklı oynanışını mizahi dokunuşlarla zenginleştiren yapım, küçük çaplı kaosu eğlenceli bir deneyime dönüştürüyor. Farklı atmosferi ve sıra dışı fikriyle Bad Magpie, alışılmışın dışında bir indie oyun arayanların radarına çoktan girdi bile.
Çıkış tarihi: 2026
Platformlar: PC
Karanlık bir peri masalı atmosferine sahip olan Well Dweller, ailesini kurtarmaya çalışan küçük bir kuşun hikâyesini anlatan el çizimi bir metroidvania. Islets ve Crypt Custodian’ın yaratıcısı tarafından geliştirilen yapım; keşif, platform ve bulmaca dinamiklerini başarıyla birleştirerek türün hayranlarına sürükleyici bir aksiyon vadediyor.
Çıkış tarihi: 2026
Platformlar: PC
Art of Rally’nin yaratıcısının ellerinden çıkan bu minimalist simülasyon, oyuncuları 60’ların ve 80’lerin ikonik araçlarıyla huzurlu bir off-road macerasına davet ediyor. Gerçekçi zemin deformasyonu ve dinamik hava koşulları eşliğinde doğayı keşfetme fırsatı sunan yapım, tek başına veya dört kişiye kadar eşli (co-op) oynanabiliyor. Rekabet yerine sakin bir sürüş deneyimi arayanlar için son derece rahatlatıcı bir alternatif.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.