40,2607$% 0.13
46,7252€% 0.08
53,9495£% 0.21
4.319,39%0,53
7.014,00%0,24
27.971,00%0,24
10.219,67%-0,06
฿%
Kalp hastalıklarının tedavisinde devrim niteliğinde yeniliklerin olacağı bir çağa girdik. Uzmanlara göre, artık risk tahmininden olay tahminine doğru evrilecek bir dönem başlıyor. Yapay zekâ sistemlerinin; giyilebilir cihaz verilerini, genetik profilleri, yaşam tarzı kalıplarını ve çevresel etkenleri sürekli entegre ederek kalp krizini oluşmadan önce tahmin edeceği söyleniyor. Yaşanan gelişmeleri “tahmin edici, önleyici ve yenileyeceği bir çağ” sözleriyle tanımlayan İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Rengin Çetin Güvenç, yakın geleceğin tanı ve tedavi yöntemlerine dair çarpıcı bilgiler verdi.
SAATLER ÖNCESİNDEN KALP KRİZİ TAHMİNİ
Yapılan bilimsel çalışmalara göre, “Kalp krizleri oluşmadan önce tahmin edilebilir mi?” sorusuna cevap bulunabilir. Eğer bu gerçekleşirse, “10 yıl içinde %20 riskiniz var” demek yerine, sistemler artık şu uyarıyı verebilecek: “72 saatlik yüksek riskli bir kalp krizi risk penceresine giriyorsunuz.” Bu tahminler, analitiklere dayalı gerçek zamanlı modellerle desteklenecek, önleyici ilaç ayarlamaları ve davranışsal yönlendirmelerle uzaktan hekim müdahalesine olanak sağlayacak.
DİJİTAL KALP İKİZİMİZ GELİYOR
Herkes için bir kalp ikizi kavramı büyük heyecan uyandıran yeniliklerden biri. Görüntüleme, genomik ve fizyolojiden geliştirilen bu modeller, hekimlerin; müdahaleleri gerçekleştirmeden önce simüle etmelerine, bir stent veya kapak değişiminin nasıl davranacağını tahmin etmelerine, ilaç seçimini ve dozunu ayarlamalarına olanak tanıyacak. “Dijital ikiz” olarak da adlandırılan bu kavram, kardiyolojiyi simülasyon odaklı bir disipline dönüştürecek gibi görünüyor.
YENİ GÖRÜNTÜLEME TEKNOLOJİLERİ RİSKLERİ TAHMİN EDEBİLECEK
Yapay zekânın klinik uygulamaya girmesiyle birlikte normal bir EKG’den pek çok kalp hastalığı riskini tahmin etmek de mümkün olabilir. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Rengin Çetin Güvenç, yeni görüntüleme teknolojilerinin sağlayacağı katkılarla ilgili şu noktaların altını çizdi; “Geleceğin görüntüleme teknolojilerinin sadece ‘olanı’ göstermekle kalmayıp, ‘olacak olanı’ da tahmin edebileceğini öngörüyoruz. Amaç, yırtılmadan önce ‘hassas plakları’ belirlemek, aritmileri öngörmek için elektriksel yolları haritalamak, yapısal ve moleküler verileri tek bir taramada birleştirebilmek. Sonuç itibariyle daha az belirti, daha az hastane ziyareti ve yatış ile yaşam kalitesinde daha büyük iyileşmeler bekleniyor. Yani ‘Tedaviden- Önlemeye’ doğru bir gidiş söz konusu. Belki de en önemli değişiklik teknolojik değil, felsefi olacak.”
DAMAR SERTLİĞİ TARİHE KARIŞABİLİR
Bir diğer heyecan verici gelişme ise, hasarlı doku ve organların yenilenmesi üzerine çalışan rejeneratif tıp alanında yürütülen çalışmalarda bekleniyor. Önümüzdeki 10 yılda doğal dokuyla kusursuz bir şekilde bütünleşen biyomühendislik ürünü yapay damarlar, plakları hedef alan nanoteknoloji ve damar sertliğini tersine çeviren gen terapileri hayatımıza girecek gibi görünüyor. Tüm bu yenilikçi yaklaşımlar sadece damar sertliğini tedavi etmeyi değil, onarmayı, hatta tersine çevirmeyi vaat edecek.
Hastalıkların oluşmadan önlenmesi; aşılar, koruyucu hekimlik, tarama programları, risk faktörlerinin ortadan kaldırılması gibi modern tıbbın başlangıçtan beri yürütmeye ve korumaya çalıştığı politikalarının tamamı, teknolojik gelişimlerin bize getirdikleri ve sunduklarıyla birlikte yeniden anlam kazanıyor. Ancak veri gizliliği ve güvenlik endişeleri gibi konular, sistem tasarımının sorunsuz ve mükemmel olması zorunluluğunu da beraberinde getiriyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Belediyeden Kadın Sağlığına Yönelik Bilinçlendirme Semineri