YKS’ye sayılı günler kala velilere kritik uyarılar!

Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, 20-21 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) kısa bir süre kala ebeveyn tutumlarını değerlendirdi. 

Evdeki doğal düzeni koruyun

YKS’ye günler kala birçok ailede sınav odaklı bir atmosfer oluştuğunu ifade eden Özgür Akoğlan, “YKS’ye kısa bir süre kala öğrencilerin üzerindeki baskı kadar, velilerin üzerindeki görünmez yük de oldukça yoğundur. Bu kritik dönemde hem öğrenciyi sağlıklı bir şekilde desteklemek hem de evin huzurunu korumak, sınav başarısının ötesinde bir öneme sahiptir. Bu süreçte velilerin dikkat etmesi gereken ilk ve en önemli kural, ev içindeki doğal düzeni korumaktır. Sınav yaklaştıkça evi bir ‘sınav kampı’ havasına sokmak, sürekli ‘Ne kadar çalıştın?’, ‘Deneme kaç net geldi?’ gibi sorular sormak öğrenciyi sıkıştırılmış ve baskı altında hissettirir. Günlük rutinlerinizi, yemek saatlerinizi ve genel sohbet konularınızı mümkün olduğunca normal tutmak, öğrencinin sınav dışındaki dünyayla bağını koparmamasını sağlar.” dedi.

Sayılar değişir, öğrencinin değeri değişmez

Velilerin en çok dikkat etmesi gereken konulardan birinin beklenti yönetimi olduğunu kaydeden Özgür Akoğlan, “Ebeveyn olarak başarabileceğiniz en kıymetli şeylerden biri de beklenti yönetimini sağlıklı bir zemine oturtmaktır. Kıyaslama yapmak, başarıyı sadece yüksek netlere indirgemek veya ‘Emeklerin boşa gitmesin’ gibi dolaylı yollardan suçluluk hissettirebilecek cümleler kurmak, öğrencinin özgüvenini ciddi şekilde zedeler. Bunun yerine, sonucun bir varoluş meselesi olmadığını, sizin için her koşulda değerli olduğunu hissettiren güven tazeleyici bir yaklaşım sergilemelisiniz. Öğrenci, sınav sonucundan bağımsız olarak sizin sevginizden emin olduğunda, stresini daha kolay yönetebilir. Başarıya giden yolda ‘güvenli liman’ olabilmek değerlidir.” diye konuştu.

Uyku, beslenme ve sınav lojistiği velilerin desteğiyle planlanmalı

Bu dönemde öğrencinin fiziksel ihtiyaçlarının da ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Özgür Akoğlan, “Öğrencinin fiziksel ve biyolojik ihtiyaçlarını desteklemek de tamamen sizin sorumluluğunuzdadır. Sınav gününe en yakın uyku ve beslenme düzenini şimdiden oturtmak, sınav günü oluşabilecek biyolojik aksaklıkların önüne geçer. Ayrıca, sınav giriş belgesi ve sınav yerinin görülmesi gibi lojistik detayları sizin üstlenmeniz, öğrencinin zihnini bu gibi detaylarla yormamasını sağlar. Son olarak, unutmamalısınız ki öğrenciler velilerinin kaygısını bir ayna gibi yansıtır. Sizin sakin, soğukkanlı ve ‘her ne olursa olsun yanındayım’ mesajını veren duruşunuz, öğrencinin bu süreci en az hasarla ve en yüksek performansla tamamlamasına yardımcı olan en büyük destek kaynağıdır. Bu dönemde öğrencinin öğretmeni veya kariyer danışmanı değil, her şeyden önce sınav masasında görünmez bir destek ebeveyni olmanız en doğrusudur.” şeklinde konuştu.

Sınavdan çıkar çıkmaz performans sorgulamayın

Özgür Akoğlan, velilere sınav sonrasındaki iletişim konusunda da önemli önerilerde bulunarak, “Sınav sonrası iletişim planı oluşturun. Sınavdan çıktığı an, ‘Nasıl geçti?’, ‘Şu soru zor muydu?’ gibi sorular sormak yerine, sınavın bittiğini kabul ederek normal bir akşam planı yapın. Sınavı konuşmak istiyorsa bırakın kendisi açsın; konuşmak istemiyorsa konuyu kapalı tutun.” şeklinde sözlerini tamamladı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı