Halluks valgus estetik bir sorundan çok daha fazlası!

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Demiroğlu, halluks valgusun nedenleri ile erken tanı ve doğru tedavinin önemi hakkında açıklamalarda bulundu.

Halluks valgus estetikten öte, ilerleyici bir ayak hastalığı!

Halk arasında ‘bunyon’ olarak da bilinen, ayak başparmağında oluşan çıkıntı olan halluks valgusun, yalnızca estetik bir problem olmadığını aktaran Prof. Dr. Murat Demiroğlu, “İlerleyen dönemlerde ağrıya, yürüme bozukluğuna ve diğer ayak parmaklarında şekil bozukluklarına yol açabilen bu rahatsızlık, yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir.” dedi.

Halluks valgusun, ayak başparmağının tarak kemiğiyle birleştiği eklemde oluşan açısal bozukluk sonucu başparmağın diğer parmaklara doğru yönelmesiyle ortaya çıkan bir deformite olduğunu kaydeden Prof. Dr. Demiroğlu, “Zamanla eklem yapısında değişiklikler gelişir ve başparmağın iç kısmında belirgin bir kemik çıkıntısı oluşur. Hastalığın ilk dönemlerinde estetik kaygılar ön planda olsa da süreç ilerledikçe yük dağılımı bozulur. Bunun sonucunda ayakta ağrı, nasır oluşumu, eklem kireçlenmesi ve ikinci ya da üçüncü parmaklarda şekil bozuklukları gelişebilir. İleri evrelerde başparmak diğer parmakların altına veya üzerine geçebilir ve yürümek giderek zorlaşabilir.” şeklinde konuştu.

Gece ağrısı ve büyüyen çıkıntı, halluks valgusta uzman değerlendirmesi gerektirir!

Başparmak çıkıntısının hafif ve ağrısız olması durumunda düzenli takibin yeterli olabileceğine değinen Prof. Dr. Murat Demiroğlu, “Ancak çıkıntının giderek büyümesi, ağrının başlaması veya artması, bölgede kızarıklık oluşması, parmaktaki eğriliğin ilerlemesi, özellikle gece ortaya çıkan ağrıların görülmesi durumlarında mutlaka ortopedi uzmanına başvurulmalı.” dedi. 

Halluks valgusun gelişiminde genetik yatkınlığın önemli rol oynadığını ifade eden Prof. Dr. Demiroğlu, “Ailesinde halluks valgus bulunan, bağ dokusu gevşekliği veya düz tabanlık gibi özelliklere sahip kişilerde dar burunlu ve yüksek topuklu ayakkabılar deformitenin ortaya çıkmasını veya daha hızlı ilerlemesini kolaylaştırabilir. Genetik yatkınlığı olmayan kişilerde ise yalnızca dar ayakkabı kullanımı çoğu zaman hastalığın tek nedeni değildir. Buna rağmen uzmanlar, ön kısmı geniş ve ayağın doğal hareketine izin veren ayakkabıların tercih edilmesini öneriyor.” açıklamasını yaptı.

Orta ve ileri derecedeki halluks valgusta atel ve benzeri ürünler cerrahinin yerini tutamaz! 

Sosyal medyada sıkça görülen ve internet üzerinden satılan atellerin gerçekten işe yarayıp yaramadığı hakkında bilgi veren Prof. Dr. Murat Demiroğlu, şunları söyledi:

“Parmak ayırıcı silikonlar, gece atelleri, bantlama yöntemleri ve fizyoterapi gibi konservatif tedaviler özellikle erken dönemde ağrının azaltılmasına yardımcı olabilir. Ancak bu yöntemler oluşmuş kemik deformitesini düzeltemez. Bu ürünlerin amacı hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak ve hastanın şikâyetlerini hafifletmektir. Orta ve ileri derecedeki deformitelerde cerrahinin yerini tutmaları mümkün değildir.”

Ne kadar erken evrede ameliyat edilirse estetik ve fonksiyonel sonuçlar da o kadar başarılı olur!

Hafif dereceli, ağrısı az olan vakalarda ameliyatsız yöntemlerle hastanın konforunun artırılabileceğini dile getiren Prof. Dr. Murat Demiroğlu, “Deformitenin ilerlemesi yavaşlatılabilir. Ancak belirgin açısal bozukluk oluşmuş orta ve ileri evre halluks valgusta kalıcı düzeltme sağlayan tek tedavi cerrahidir.” dedi.

Cerrahinin temel amacının hem ağrıyı gidermek hem de ayağın anatomik dizilimini mümkün olduğunca normale yaklaştırmak olduğuna işaret eden Prof. Dr. Demiroğlu, “Hastalık ne kadar erken evrede ameliyat edilirse estetik ve fonksiyonel sonuçlar da o kadar başarılı olur. Çok ileri vakalarda tamamen normal görünüm elde edilemese bile ameliyat öncesine göre belirgin düzelme sağlanır. Ameliyatın ardından hastalar erken dönemde ayağa kaldırılsa da ilk günlerde ayağın aşağı sarkıtılması ve tam yük verilmesi önerilmez. Yaklaşık iki hafta boyunca ödem nedeniyle yürüyüşte zorlanma görülebilir. Otomatik vites araç kullanan ve sol ayağından ameliyat olan hastalar ikinci haftadan itibaren kısa mesafelerde araç kullanabilir. Sağ ayağından ameliyat olanlar veya manuel vites kullananların ise güvenli araç kullanımı için genellikle altıncı haftayı beklemeleri önerilir. Röntgen kontrollerinde kemik kaynamasının uygun görülmesiyle birlikte normal yürüyüş ve spor aktivitelerine kademeli olarak dönüş yapılabilir.” diye konuştu.

Halluks valgus yalnızca başparmağı değil, tüm yürüme mekaniğini bozabiliyor!

Halluks valgusun kadınlarda daha sık görülmesinin nedenlerine değinen Prof. Dr. Demiroğlu, “Yüksek topuklu ayakkabılar vücut ağırlığını ayağın ön kısmına aktararak başparmak eklemine binen yükü artırır. Özellikle düz tabanlık gibi ek risk faktörleri bulunan kişilerde deformite daha hızlı ilerleyebilir. Bu nedenle topuk yüksekliği 2-3 santimetreyi geçmeyen ve ön kısmı geniş ayakkabıların tercih edilmesi önerilir.” dedi.

Halluks valgusun ilk dönemlerinde ağrının her hastada görülmeyebileceğine vurgu yapan Prof. Dr. Demiroğlu, “Ağrının ortaya çıkmasında eklem kıkırdağındaki yıpranma, yumuşak dokulardaki gerilim ve ayağın yük dağılımındaki bozulma etkili olur. Hastalar ağrıdan kaçınmak için ayağın dış kenarına basarak yürümeye başlayabilir. Bu durum zamanla farklı bölgelerde yeni sorunlara yol açabileceğinden, belirtiler ilerlemeden uzman değerlendirmesi önem taşır.” diyerek sözlerini tamamladı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı