Bebeklikte İlk İlişki : Güvenli Ve Güvensiz Bağlanma

Bağlanma bireyin yakın ilişkiler kurma yönündeki eğilimi olarak özetlenebilir. bebek ve bir yetişkin arasında kurulan derin bağı açıklamaktır.

Bağlanma Nedir? Bağlanma bireyin yakın ilişkiler kurma yönündeki eğilimi olarak özetlenebilir. Fakat esas olarak bebek ve bir yetişkin (çoğu zaman anne) arasında kurulan derin ve uzun süreli bağı açıklamak için kullanılır. Bakım veren kişi, bebeğe dokunarak, göz teması kurarak ve ifade ettiği ihtiyaçlarını karşılayarak, “güvenli bir liman” konumunu alır. Böylelikle, bebek etrafı anlamlandırırken, her zaman dönüp sığınabileceği güvenli bir evi olduğunu bilir. Anne ve bebeğin, dokunarak ve göz göze bakışarak iletişim kurduğu bu dönem, çocuk için en değerli beyin gelişiminin gerçekleştiği dönemdir. Bu dönemde yeni nörolojik ağlar kurulur ve bu ağlar, “ileriye yönelik plan yapmak, empati kurma, problem çözme, dürtülerin kontrolü, duyguları tanıma” gibi işlevleri içeren beyin bölgesinin gelişimi için hayati önem taşır. Anne, bebeğin ifade ettiği duyguları söze döker ve bebek duygularını tanır, ifade edilişini öğrenir, zihninde duygu ve davranışı eşleştirir. Bu kritik dönemde kurulması gereken beyin ağları sayesinde, bebek gelecek ilişkilerini anlamlandırır ve karşısındakinin düşünceleri ve ihtiyaçları hakkında akıl yürütebilir. Ainsworth’un Bağlanma Sınıflandırması Güvenli Bağlanma • Bebek annesinin yanında rahattır ve oyun odasında rahatça oynar. • Anne odayı terk ettiğinde, bebek gözlemci ile yalnız kaldığında, aşırı olmayan yerinde bir tepki verir. • Anne oyun odasına döndüğünde, bebek sakinleşmek için annesine yönelir. Güvensiz – Dirençli Bağlanma • Anne oyun odasını terk ettiğinde, bebek aşırı derecede rahatsız olur ve gözlemci bebeği yatıştıramaz. • Bebek, annesi oyun odasına döndüğünde bile sakinleşmez. Önce annesini arayıp bulur, ona doğru yönelir ancak daha sonra annesinin onu sakinleştirme çabalarını da reddeder. Güvensiz – Kaçınmacı Bağlanma • Anne oyun odasını terk ettiğinde, bebek pek etkilenmemiş görünür. • Anne oyun odasına geri döndüğünde, bebek ya annesini görmezden gelir ya da bilerek annesinden kaçar. Bebeğin hem annesinden ayrıldığında hem de tekrar annesiyle birlikte olduğunda, psikolojik olarak yüksek düzeyde uyarıldığı gözlenir. Bu da bebeğin annesinden ayrılmaya içsel bir psikolojik tepki verdiğinin göstergesidir. Dağınık Bağlanma • Bebek annesinin yanındayken korkuludur, şaşkındır ve çatışma içindedir. Bu durum da, annesi ile bebeğin tatmin edilemeyen ve sorunlu bir ilişkileri olduğunun göstergesidir. • Dağınık bağlanma, yüksek risk taşıyan bebeklerde çok daha yaygındır. Madde bağımlılığı olan ve çocuklarını istismar eden annelerin bebeklerinde de, bu bağlanma şekli görülür. Bağlanma Bozukluklarının Sınıflandırılması Bağlanamama Bozukluğu • Bu çocukların, belirgin bir bağlanma ilişkisi geliştirme şansları olmamıştır. Bu nedenle de sıkıntıya ya da korkuya kapıldıklarında bile herhangi bir figüre bağlanma davranışı gösteremezler. • Çoğunlukla kopuk ve ayrık görünürler ve yabancılara pek ilgi göstermezler • Bu çocuklar, temel bağlanma figüründen ayrıldıklarında, çocukların tipik olarak sergiledikleri sıkıntıyı ve ayrılık kaygısı belirtilerini sergilemezler. • Bu sorun, birden fazla kişi tarafından bakım alan, yetiştirme kurumlarında kalan ya da ihmal edilmiş çocuklarda sıklıkla görülür. • Bağlanma ilişkileri geliştirme becerileri olmadığı için değil, bu tür ilişkiler geliştirme olanakları olmadığı için bu sorun ortaya çıkmıştır. Gelişigüzel Bağlanma Bozukluğu • Bu çocuklar gelişigüzel bir bağlanma örüntüsü gösterirler. Sıkıntıda olduklarında ya da teselliye ihtiyaçları olduğunda etraflarında bulunan herhangi bir yetişkine yönelebilirler. • Temel bir bağlanma figürü olsa da, korktuklarında ya da kendilerini tehlikede hissettiklerinde, doğrudan bu kişiye yönelmezler. Bu özelliklerinden dolayı bu çocuklara “Sosyal olarak Ayrım Gözetmeyen Çocuklar” da denir. • Bu sorun, yetiştirme yurtlarında yetişmiş ya da birden fazla aileye bakılması için verilmiş çocuklarda sıkça görülür. Ketlenmiş Bağlanma Bozukluğu • Bu çocuklar, temel bağlanma figürleri tarafından terk edilmek istemezler. • Utangaç ve çekingendirler. Yabancıların yanında olmaktan korku duyarlar. • Yaşlarına uygun bir şekilde çevreleri ile ilgilenmezler. • Yapışkan ve bağımlı olarak tanımlanırlar. • Bu sorunu yaşayan bir grup çocuğun, temel bakım veren kişinin(anne) yanında aşırı itaatkar ve kaygılı oldukları gözlenmiştir. Bu durumda yapılan gözlemler, çocukların aşırı sıkı ve istismar edici bir ortamda yetiştirildiklerini göstermektedir. Uyum ve itaatleri ise, annelerini kızdırmamak ve ceza ya da istismardan kaçmaktan kaynaklanır. Saldırgan Bağlanma Bozukluğu • Bu çocukların bağlanma ilişkilerine bakıldığında, öfke ve engellenme duygularının hakim olduğu ve hem kendilerine hem de temel bakım veren kişiye karşı saldırgan duygular taşıdıkları görülür. • En küçük bir engellenmede bile temel bakım veren kişiye karşı öfke ve kızgınlık duyabilirler ya da kendilerine zarar veren davranışlarda bulunabilirler. • Özellikle ailelerinde fiziksel şiddete maruz kalmış ya da tanık olmuş çocuklarda sıklıkla görülür. Rollerin Yer Değiştirdiği Bağlanma Bozukluğu • Bu çocuklar, aşırı derecede dikkatli ve istekli ya da tam tersine cezalandırıcı ve reddedici olabilirler. • Bakım veren ile çocuğun bağlanma ilişkisine bakıldığında ise, bakım verenin üstlenmesi gereken bazı bakım görevlerini, çocuğun üstlendiği görülür. Güvenli Bağlanmayı Destekleyecek Öneriler • Özellikle ilk dönemlerde, bebeklerin hayatında sabit figürler olması önemlidir. Bebekler bakım verenlerinden uzun dönemli ayrı kalmamalıdır. • Çocukların hayatlarındaki diğer bakım verenlerin (bakıcıların vb.) sık sık değişmesi güvenli bağlanma ilişkisini kurulmasını olumsuz etkiler. • Bebekleri / küçük çocukları ayrılıklara hazırlamak önemlidir. Örneğin, işe giderken bebekle konuşup, onu ayrılığa hazırlamak için; “Anne şimdi işe gidiyor, anneanne sana çok iyi bakacak. Ben işte seni düşüneceğim ve akşam yeniden buluşacağız” diyebilirsiniz. • Kaçarak ya da çocuğa çaktırmadan evden çıkmak, çocuğun güvensizlik duygularını pekiştirir ve ayrılığa tepkilerini arttırır. Bu sebeple vedalaşmadan evden çıkmak daha olumsuz sonuçlara yol açar. • Genellikle ilk bakım verenin anneler olmasına rağmen, bebekler ilk dönemlerden itibaren babalarına karşı da bağlanma ilişkisi geliştirirler. Bu nedenle, babaların bebekleriyle geçirdikleri süre, oyun oynama vb. etkileşimler değerlidir. • Bebek ile oynanan gıdıklama, ce-e oyunları, ayak/el masajları güvenli bağlanmayı güçlendirir. Özellikle bebek ile fiziksel temas kurma, söz-öncesi dönemde kurulan güvenli bağlanma için değerlidir. Çg.Uzm. Derya YILDIRIM