20 Ekim 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

a İmsak Vakti 02:00
Samsun 14°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

COVİD-19 SONRASI YENİ DÜNYA DÜZENİNDE EĞİTİM KONJONKTÜRÜ

Covid-19 salgını her alanda olduğu gibi eğitim alanında da köklü değişikliklere neden oldu. Bu köklü değişiklikleri yapmak dünyada hiçbir ülke tarafından kolay olmadı. Aniden gelen ve hiçbir önlemimiz olmadan alışılagelmiş tüm eğitim modellerinden uzaklaşılarak yeni bir anlayış geliştirmemize ve denemesi dahi yapılmadan uygulamaya geçmek zorunda kaldık. Daha yüz yüze  eğitim sisteminin bile ne olduğunu idrak edememiş ve bunu başarılı bir şekilde uygulayamamışken tüm dünyada olduğu gibi bizim ülkemizde de uzaktan eğitim anlayışına geçtik. Salgın öncesi son dönemlerde zaten örgün eğitimin de uzaktan eğitim platformlarıyla yada karma öğrenme modelleriyle desteklendiğine şahit olmuştuk. Salgın öncesi uzaktan eğitim ile salgınla birlikte gelen karanlık dönemde uygulanan uzaktan eğitim aynı birçok nedenden dolayı ayrışmalıydı. Bu ayrımı anlamak için uzaktan eğitimin aslında ne olduğunu şuan ise ne tür bir uygulamaya evrildiğini bilmemiz gerekmekteydi. Peki “uzaktan eğitim” aslında neydi?

Uzaktan eğitimi iyi anlamak ve algı hatalarını düzelmek için tanım yapmamız gerekmektedir. Zira uzaktan eğitim demek günümüz şartlarında derslerin sadece çevrim içi platformlar aracılığıyla ders verilmesi değildir. Uzaktan eğitim; öğrenen ve eğitimcinin farklı yerlerde olduğu, derslerin bilgi ve iletişim teknolojileri aracılığıyla eş zamanlı ya da eş zamansız olarak yürütüldüğü esnek ve öğrenen bireyler arasında sözde fırsat eşitliğini sağlayan bir eğitim biçimidir. Bu tanım en genel tanımdır ve günümüz dünyasına tam anlamıyla yeterli hizmeti vermemektedir. Önceleri mektup ardından ise radyo ve tv gibi iletişim araçlarıyla yürütülen uzaktan eğitim daha sonra gelişen şartlara bağlı olarak web tabanlı öğrenme ya da bilgisayar destekli öğrenme ile varlığını sürdürmüştür. Anlayacağımız üzere uzaktan eğitim aslında temelde bulunan yüz yüze eğitime takviye ve yüz yüze eğitim imkanı olmayan bireylere destek amaçlı kullanılması gereken bir eğitim biçimidir. Günümüzde ise yüz yüze eğitim neredeyse tamamen terk edilmiş ve ve destek amaçlı kullanılan bu sistem eğitimin tam ortasına koyulmuştur. Ani gelişen ve tüm dünyayı hazırlıksız yakalayan bu süreçte ülke olarak uzaktan eğitimi öğrenciye en hızlı ulaşabilen  bir yol olarak gördük ve hızlıca uygulamaya geçtik. Fakat pandemi öncesi nasıl yararlandığımız ve pandemi ile birlikte ise nasıl bir değişimle bunu eğitim sistemimizin içine serpiştireceğimizi anlayamadık. Çünkü örgün eğitimde bildiklerimizi tamamen unutmamız gereken yeni bir sistemle karşı karşıyaydık. Bazılarımız uzaktan eğitim sürecini kamera karşısına geçerek dümdüz bir anlatım ile gerçekleşen bir uygulama sistemi olarak algıladı. Bu nedenle de çoğumuz uzaktan eğitimi tam olarak anlayamadan sığ bir şekilde kullanmaya başladık. Oysa ki uzaktan eğitim kabuklarımızı kırmamız gereken, yüz yüze eğitimdeki gerçekliği, samimiyeti ve heyecanı sanal ortama taşımamız gereken daha büyük özveri ve materyal çalışması gerektiren bir sistemdir. Hiçbir sistem öğrencinin gözünün içine bakarak ders anlatmanın, heyecanla kalkan parmaklara söz hakkı vermenin, mutsuz olduklarını hissettiğinde başlarına sevgi ile dokunmanın, davranışlarını tüm şeffaflığı ile izlemenin yerini tutmayacağını hepimiz biliriz. Bunların hiçbirini uzaktan eğitimde yaşayamayız fakat öğretimi en kaliteli hale getirmek biz eğitimcilerin en temel görevidir.

Duygusal davranışlara belki dokunamayız ama bilişsel açıdan yapabileceğimizin en iyisini yapmak zorundayız. Geleceğe buruk bir nesil taşıdığımızın farkındayız ama en azından bilgi anlamında eksiği olmayan, donanımlı bireyler yetiştirerek hataları, eksikleri telafi etmek adına mücadele etmeliyiz. Tahmin edileceği üzere uzaktan eğitim-online eğitim bir süre daha bizimle olacak. Yeni dünya  konjonktürü artık online eğitime evrildi. Bu nedenle daha iyi bir online eğitim nasıl olmalının cevabını arayan Öğretmenler için kapsamlı bir eğitim programı geliştirilmeli, gelişmiş ülkelerde uygulanan ve başarıya ulaşan sistemler iyice analiz edilmeli, ne kadar bütçe gerekiyorsa kullanılmalı ve Türk eğitim sistemine yakışır bir şekilde kendimize uyarlamamız gerekir. Zira birkaç yıl sonra önlem almak ya da çabalamak için çok geç kalınmış olacak ve ne yazık ki eğitimimiz güncel reformları içselleştiremeyecek , toparlanamayacaktır.

4 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

KURTLARLA KIYAMETE KALMAK!

HIZLI YORUM YAP

4 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.